Makalelerimiz
- Anasayfa
- Blog
Güncel Makalelerimiz
Zamanaşımı
Sigorta konusu motorlu taşıtların neden olduğu kazalar sonucunda meydana gelen zararların tazminin belirli bir süre içinde sigortacıdan talep edilmesi gereklidir. Zamanaşımı süresinin işlemeye başlaması için zarar gören kişinin zararı öğrenmesi yeterli değildir, aynı zamanda kimden tazminat isteyebileceğini de belirlemesi şarttır. Zarar gören kaza gününden itibaren en geç on yıl içinde zarar miktarı ve tazminat yükümlüsünü tespit etmelidir. Aksi halde tazminat hakkı zamanaşımına uğrar ve alacak tahsil edilemez.
2918 sayılı KTK'nın 109. maddesinin 1.fıkrasında " Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar." diyerek iki yıl ve herhalde on yıllık zamanaaşımı süresi öngörmüştür. Ön görülen iki yıllık zamanaşımı süresi zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten, on yıllık zamanaşımı süresinin ise kazanın meydana geldiği tarihten itibaren başlayacağı açıkça yazmaktadır.
Y. 17. HD. 29.09.2009, E.2009/6982, K.2009/5833;
“ Dava trafik kazasından ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığı gerekçesi ile reddine karar verilmiş ise de, 2918 sayılı KTK’nın 109/2nci maddesinde, davanın cezayı gerektiren fiilden doğması ve ceza kanununun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı öngörmesi halinde bu sürenin maddi tazminat talepleri için de geçerli olacağı düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta meydana gelen kaza sonucunda 1 kişi yaralanmıştır. Ceza Kanunu’nun bu eylem için öngördüğü zamanaşımı süresi 5 yıl olup dava açıldığı tarihte dava henüz zamanaşımına uğramamıştır. Ayrıca Borçlar Kanunu’nun 60/1 maddesi gereğince zarar gören, zararı öğrendikten itibaren bir yıl içinde tazminat isteminde bulunabilir. Davacı zararı diğer bir anlatımla, meslekta kazanma gücünden kaybetme oranını, Kocaeli Ünicersitesi2nin 17.12.2007 gülü raporu ile öğrendiğine ve 08.05.2008 gününde yukarıda anılan maddede belirtilen bir yıllık süre içinde ıslah dilekçesini verdiğine göre, ıslah dilekçesindeki istemi de zamanaşımına uğramamıştır. Davalılar kazaya neden olan aracın işleteni- sürücüsü ve trafik sigortacısıdır. KTK’nın 85/son maddesinde araç işleteninin, sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu ve KTK’nın 91.maddesinde sigortacının işletenin hukuki sorumluluğunu üzerine aldığı düzenlendiğinden ve yasada zamanaşımı uygulaması yönünden de müteselsil sorumlular için bir ayrım yapılmadığından, sorumluların her biri yönünden uygulanacak zamanaşımı süresi aynıdır. Mahkemece anılan hususlar göz ardı edilerek, yazılı gerekçe ile davanın sigorta şirketi yönünden zamanaşımı nedeniyle reddi doğru görülmemiştir.”
Av. Ahsen KARA
