Güncel Makalelerimiz

Zamanaşımı... 21-02-25

İşçinin İş Yerinde Kalp Krizi Geçirmesi İş Kazası Mıdır?

Meydana gelen bir kazanın iş kazası olup olmadığını söyleyebilmek için öncelikle iş kazasının tanımına bakmak gerekir. İş kazası kavramı, 6331 sayılı İş Sağlığı Ve Güvenliği Kanunu’nun tanımlar maddesinde “İşyerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen engelli hâle getiren olay,” şeklinde tanımlanmıştır. İşbu tanımdan da anlaşılacağı üzere; temelinde iş ilişkisinin olduğu bir görevin yerine getirildiği esnada bu ilişkisi ile illiyet bağı olan kazalara iş kazası denilmektedir. İşçinin, işverenin vermiş olduğu görevi yerine getirdiği esnada kalp krizi gibi geçirmesinin iş kazası sayılıp sayılmayacağı hususu ise tartışmalıdır.  Bu konudaki görüş ayrılıklarını aydınlatıcı nitelikteki Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2016/816 E. – 2019/457 K. Sayılı 16.04.2019 tarihli içtihadı şu şekildedir; “Daha açık ifadeyle; sigortalının, iş yerinde çalışmakta iken kalp krizi geçirerek ölümü, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 11 maddesinin (A) fıkrasının (a) bendinde gösterilen “Sigortalının iş yerinde bulunduğu sırada meydana gelme” hâline uygun bir olay olduğu gibi, aynı maddenin (b) bendinde yer alan “işveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla meydana gelme” hâline de uygun olup; iş kazası sayılması gerekir. Maddede, başkaca bir şart ya da kısıtlamaya yer verilmemiş olduğundan, yasada olmayan bir kısıtlamanın yorum yoluyla getirilmesine de olanak yoktur. Mahkemece, yukarıda ve bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak ve olay iş kazası sayılmak gerekirken, aksine düşüncelerle, olay iş kazası sayılmayarak direnilmesi ve davanın reddedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.” Yargıtay iş kazası kavramının lafzi yorumlanarak işçinin çalışması esnasında geçirmiş olduğu kalp krizinin iş kazası sayılması gerektiği kanaatindedir. 


Aynı yönde Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 2015/10611 E.  2017/2289 K. Sayılı 20.03.2017 tarihli içtihadında da ;” Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, murisin işe başlamadan önce gerekli raporları almış ve davalı şirketin, işveren olarak tüm sorumluluğu yerine getirmiş olmasına göre, işverene, bir kusur atfedilemeyeceği gözetilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, işverenin kusursuz olup olmayacağı hususunun iş kazasının tespitinde bir öneminin bulunmadığı ayrıca kalp krizinin işyerinde iken çalışma esnasında meydana geldiği dikkate alındığında meydana gelen olayın bir iş kazası olduğunun kabulü gerekir.” Denilmiştir. Görüldüğü üzere; çalışması esnasında işçinin geçirdiği kalp krizinin iş kazası sayılması görüşü Yargıtay İçtihatlarında da yerleşmiş bir görüş olmuştur.